Bildiğinizi sandığınız şehir
İstanbul'u iyi bilebilirsiniz. Yine de onu sudan görmemiş olabilirsiniz. Kanoda gözünüz suyun hemen üstünde kalır. Şehir karşınızda durmaz. Çevrenizde yükselir. Ölçek tamamen değişir.
Boğaz, şehri iki kıtaya ayıran su yoludur. Burada kürek çekmek bir tekne turu değildir. Suyun içindesinizdir. Kendi kolunuzla ve seçtiğiniz hızda ilerlersiniz.
Kız Kulesi
Kule, Salacak kıyısının hemen açığındaki küçük bir adacığın üzerindedir. O kayanın üstünde iki bin yılı aşkın süredir bir yapı vardır. Zaman içinde geçiş noktası, deniz feneri, karantina istasyonu ve gümrük binası olarak kullanılmıştır.
Efsaneleri tarihinden daha ünlüdür. En bilineni bir padişahı anlatır. Padişah, bir kehanetten korumak için kızını kuleye kapatır. Gerisini rehberiniz anlatacak.
Neden Salacak'tan çıkılıyor
Salacak'taki barınak küçük bir balıkçı kooperatifine aittir. Kulenin tam karşısına bakar. Bu yüzden en iyi manzaraya çok çabuk ulaşırsınız. Denize açıldıktan birkaç dakika sonra oradasınız.
Barınak sert akıntılardan da korunaklıdır. Acemiler için güvenli olmasının nedeni budur. İstanbul'da kano için en çok kullanılan kalkış noktası olması da bundandır.